Ana içeriğe atla

Berlin: Gözaltında kayıpları unutma, unutturma!



17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası vesilesiyle, Cumartesi Anneleriyle ve
dünyada gözaltında kayıplara karşı mücadele yürüten tüm kayıp yakınlarıyla dayanışmayı
büyütmek, gözaltında kayıpların akıbetlerinin açıklanması ve tüm sorumluların yargılanması
talebini yükseltmek için Berlin’de bir eylem düzenlendi.

ICAD ve AvEG-Kon’un çağrısıyla 23 Mayıs Cumartesi günü Saat 15.00 de Berlin’in
Kreuzberg semtinde yapılan eylem gözaltında kaybedilenler için bir dakikalık saygı duruşu ile
başladı. ICAD Uluslararası Büro’nun Türkçe ve Almanca okunan mesajlarında egemen
sınıfların kendi iktidarlarını korumak için toplumsal muhalefete yönelik olarak uyguladıkları
bu saldırı yöntemiyle dünyamızda şimdiye kadar yüzbinlerce insanın devlet güçleri veya
onlara bağlı paramiliter çeteler tarafından kaçırılarak kaybedildiği, bu kirli yöntemle toplumda
kaygı, belirsizlik ve korku yaratılmaya ve böylece toplumsal muhalefetin susturulmaya
çalışıldığı belirtilerek, kayıp yakınlarının, insan hakları savunucularının, ilerici ve devrimci
güçlerin mücadelesi sonucu birçok ülkede devletlerin bu saldırısının önemli oranda
geriletilebildiği vurgulandı.
Gözaltında kayıpların yaşandığı ülkelerden örneklerin verildiği mesajlarda, gözaltında
kayıplara karşı gelişen mücadele de anlatıldı. Arjantin’de Plaza de Mayo Annelerinin uzun
yıllara yayılan mücadelesi ve Türkiye’de Cumartesi Annelerinin 25 yıllık mücadelesinin bu
konuda yol gösterici olduğu belirtildi.
Cumartesi Annelerinin ve tüm kayıp yakınlarının sesini her alana taşıma ve gözaltında
kayıpların akıbetlerinin açıklanması ve tüm sorumluların yargılanması için mücadeleyi
büyütme çağrısı yapıldı.
Cumartesi Annelerinin 25 yıldır süren mücadelesinin, Amed’den Batman’a kadar
Kürdistan’da kayıp yakınlarının mücadelesinin selamlandığı eylemde, Türk devletinin
Cumartesi Annelerine getirdiği Galatasaray yasağı kınandı.
Sol Parti Berlin eyaleti milletvekili Hakan Taş yaptığı konuşmada, gözaltında kaybetmelere
karşı duyarlılık çağrısı yaptı ve Cumartesi Annelerinin 800. Haftasında yanlarında olma
çabasında olacağını belirtti.
Katılımcılardan Hasan Hüseyin Bayraktar’da eylemde bir konuşma yaptı.

GÜLÜSTAN DOKU VE HÜRMÜZ DİRİL’İN AKIBETİ SORULDU


Eylemde 5 Ocak’tan beri kendisinden bir daha haber alınamayan Dersim Munzur Üniversitesi
2. sınıf öğrencisi 22 yaşındaki Gülistan Doku’nun ve Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı
Kovankaya köyünde 11 Ocak’tan beri kayıp olan 71 yaşındaki Hurmüz Diril’in akıbeti
soruldu.
Gülistan Doku’nun ve Hürmüz Diril’in 4 ayı aşkındır kayıp olmalarından, Şimuni Diril’in
öldürülüp bir dereye atılmasından Türk devletinin sorumlu olduğunun belirtildiği eylemde,
2016’dan beri ülkeyi KHK’lerle yöneten, hukukun, insan haklarının ayaklar altında alındığı
Türkiye’de son yıllarda kayıp haberlerinin tekrar gündeme geldiği belirtilerek, Türk devletinin
üç maymunu oynamayı bırakıp Gülistan Doku’nun ve Hürmüz Diril’in akıbeti hakkında
açıklama yapması istendi.

Cumartesi Annelerinin 25 yıldır süren mücadelesini, Amed’den Batman’a kadar Kürdistan’da
kayıp yakınlarının mücadelesini selamlıyor ve Türk devletinin Cumartesi Annelerine getirdiği
Galatasaray yasağını bir kez daha kınıyoruz.
Gözaltında kayıplar için yapılmış olan Türkçe ve İspanyolca ezgilerin de dinletildiği ve
gözaltında kayıpların resimlerin taşındığı eylem, “Yaşasın Enternasyonal Dayanışma”
sloganlarıyla bitirildi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

  (SES) Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (AKSARAY ŞUBE) tarafindan  Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaşanan,  sağlık çalışanlarına yapılan şiddet kınandı. İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesinde;  sağlıkçılar şiddete karşı yürüdüler.   Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaşanan,  sağlık çalışanlarına yapılan şiddet kınandı.
  Hüda Kaya’nın 27 Ekim TBMM Genel Kurulda Yaptığı Konuşma “Referanslarını Saraylardan Alanlar Bizlere Din Öğretemezler. Konuşmacı: HÜDA KAYA Seçim Çevresi: İSTANBUL Tutanak Metni:     HÜDA KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın arkadaşlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.     Değerli arkadaşlar konumuz tarımla ilgili ama gündem o kadar sıcak ki... Ve bir AKP klasiğiyle daha karşı karşıyayız. Dolar, altın pik yapmış, piyasalar dibe vurmuş, saraylarda ejder meyveleri yenirken evine ekmek götüremeyenlere keyif çayı atılan bir gündemde, gündemi saptırma noktasında çok başarılı bir AKP klasiğiyle daha karşı karşıyayız.     Savaş politikaları, nefret politikaları, saldırılar... AKP iktidarında her gün yeni bir hedef ortaya konuyor. Yeter ki içerideki çökmüşlük, çürümüşlük, batmışlık, iflaslık durumları halkın gündeminden saptırılsın. Şimdi de bir Fransa, bir Macron ve bir de inançların saygınlığına sahip çıkmak, İslama sahip çıkmak iddiasıyla gündemler doldur...
  “BU İNAT NİYE?” ADANA- CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer, pandemiyle mücadele kapsamında daha önce de gündeme getirdikleri ‘kapalı köy okullarının açılması’ önerisini yeniden gündeme taşıyarak “Bir Cumhuriyet projesi olan köy okullarının açılmamasındaki ısrarın nedenini anlayamıyoruz. Bu inat niye?” diye sordu. Sümer, yaptığı yazılı açıklamada Milli Eğitim Bakanlığı’nın aylardır üzerinde çalışmasına karşın eğitim sistemini pandemi koşullarına hazır edemediğini belirtti. Ana sınıfı ve ilkokul 1. sınıflara haftada iki gün okulda, 3 gün evde online; ilkokul 2.3.4. sınıflar ile ortaokul ve liselerde EBA üzerinden online uzaktan eğitim verilmeye başlandığını hatırlatan Sümer, “EBA sistemi milyonlarca öğrenciyi ve öğretmeni kaldıramadı ve çöktü. Çökmese bile ciddi sayıda öğrencide bilgisayar ve internet halen yok” dedi. “EBA SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL” Sümer, yeterli altyapı çalışması yapılmadığı için EBA sisteminin sürdürülebilir olmadığını belirterek “Örneğin bir evde 2 öğrenci var. Bu ev...