Ana içeriğe atla


                                      AĞIR HASTA MAHPUS MEHMET EMİN ÖZKAN SERBEST BIRAKILSIN!

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu  443. F oturması kapsamında  “Ağır hasta mahpus Mehmet Emin Özkan serbest bırakılsın dedi.

Açıklama şu şekilde :

AĞIR HASTA MAHPUS MEHMET EMİN ÖZKAN SERBEST BIRAKILSIN!

Covid-19 salgınındaki tehlikeli yükseliş, yeni vakalar ve yaşamını kaybedenlerin sayılarındaki artışla kendisini açıkça gösteriyor. Salgındaki bu yükselişin dünya ölçeğinde yaşandığı gerçeği yanında, Türkiye’de salgın yönetimi bakımından ciddi aksamaların olduğu, alınan önlemlerin yetersizliği ve sağlık sisteminde yaşanan aksaklıkların tabloyu giderek daha olumsuz bir noktaya taşıdığı da bir gerçek olarak kabul görmekte. Bununla beraber,  zorunlu çalışma alanlarında çalışanlara yeterli koruma imkanı sağlanmaması ve alınan ekonomik önlemlerin yetersizliği nedeniyle salgının sınıfsal bir nitelik kazanmaya başladığı yönündeki tespit ve eleştiriler de giderek artmakta.

Bu süreçte hapishanelerden yükselen ses;  salgına karşı yeterli önlem alınmadığı gibi, önlem adı altında hak gasplarının meşrulaştırıldığını,  tedaviye erişimin neredeyse durma noktasına geldiğini, beslenme imkanlarının yetersizliğinin devam ettiğini, aile görüşlerinin kısıtlandığını, sosyal hakların tamamen yasaklandığını, kitap, gazete ve dergilerin içeriye alınmadığını, mahpusun dışarı ile bağı kopartılarak tecrit uygulamasının derinleştirildiğini ve yaşamının işkenceye çevrildiğini söylüyor. 

Koğuşlara yeterli hijyen malzemesinin verilmemesi, beslenme imkanlarının yeterli seviyeye çıkartılmaması, revir ve hastane hizmetlerinin ve tedaviye erişimin durma nokrasına gelmesi ile ağır hasta mahpuslar da dahil risk grubunda bulunan tüm mahpuslar adeta ölüme terk ediliyorlar. Pandemi ve yukarıda belirttiğimiz sorunlar nedeniyle ölüm riski ile burun buruna yaşamak zorunda kalan ağır hasta mahpuslardan biri de Mehmet Emin Özkan.

Bu vesileyle bugün 443. F Oturmasında, ağır hasta mahpus Mehmet Emin Özkan’ın durumunu kamuoyu ile paylaşacağız.

Diyarbakır D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutulmakta olan 82 yaşındaki Mehmet Emin Özkan, 24 yıldır hapishanede olup ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsüdür. M. Emin Özkan, 24 yıllık mahpusluk hayatında hem gördüğü işkencelerden hem de hapishane koşullarından dolayı çeşitli hastalıklara yakalanmış, gelinen noktada en net tabirle “yaşayan bir ölü haline” gelmiştir. Avukatı Özkan için; “yürüyemiyor, konuşamıyor, duyamıyor, kısaca ölüyor, Adli Tıp Kurumu( ATK) neye göre cezaevinde kalabilir raporu veriyor, anlayamıyorum” diyor.

Yürüyemeyen, duyamayan, beyninde kist bulunan, ileri derecede koah, tansiyon, alzheimer ve kalp hastası olan M.Emin Özkan’a değişik tarihlerde dört defa anjiyo yapılmış olup on yıldır damarlarına takılı stentlerle yaşamaktadır. Özkan;  kalp damarlarının bir kısmı hala kapalı olmasına ve kalın bağırsaklarındaki ciddi problemlere rağmen, ileri yaşından ve hastalıklarından dolayı artık ameliyat edilememektedir.

Özkan, hapishanede tek başına ihtiyaçlarını giderememekte, bu yüzden her türlü bakımını aynı koğuşta birlikte kaldığı oğlu yapmaktadır. Ailesinin aktarımına göre Özkan’ın oğlu, babasının rahatsızlıkları ve dayanılmaz ağrıları nedeniyle sabaha kadar başında nöbet beklemektedir. Yine ailenin aktarımına göre Özkan, en son 16 Eylül Çarşamba günü ailesini telefonla aramış ancak duyma yetisini tamamen kaybetmiş olduğundan aile kendisiyle iletişim kuramamıştır.

Son bir haftadır ağır yüksek tansiyon şikâyeti de gelişen M. Emin Özkan’ın ailesi,  çok endişeli olduklarını, hemen tahliye edilmezse kısa bir süre içerisinde yaşamını kaybedeceğinden endişe ettiklerini, yaşam hakkının korunması ve veda hakkı gözetilerek derhal serbest bırakılmasını istediklerini söylemektedir.

82 yaşındaki M. emin Özkan’ın yaşam hakkına yönelik ciddi tehditlere rağmen, halen hapiste tutuluyor olması, ağır hastalıklarına ve covid tehdidine rağmen ATK’nın yapılan tüm başvurulara,  “ hapishanede kalabilir” şeklinde rapor vermesi,  başlı başına hak ihlalidir ve kabul edilemez.

Genel olarak covid salgını gözetilerek risk grubundaki bütün mahpuslar, 443. F Oturması özelinde Mehmet Emin Özkan ve benzer durumda olan ağır hasta, yaşlı ve engelli mahpuslar, derhal serbest bırakılsın.

HASTA MAHPUSLAR SERBEST BIRAKILSIN!                               

MEHMET EMİN ÖZKAN SERBEST BIRAKILSIN!                                                                                                             

TECRİT ÖLDÜRÜR, DAYANIŞMA YAŞATIR!

TEDAVİHAKTIR ENGELLENEMEZ!   

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

  (SES) Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (AKSARAY ŞUBE) tarafindan  Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaşanan,  sağlık çalışanlarına yapılan şiddet kınandı. İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesinde;  sağlıkçılar şiddete karşı yürüdüler.   Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaşanan,  sağlık çalışanlarına yapılan şiddet kınandı.
  Hüda Kaya’nın 27 Ekim TBMM Genel Kurulda Yaptığı Konuşma “Referanslarını Saraylardan Alanlar Bizlere Din Öğretemezler. Konuşmacı: HÜDA KAYA Seçim Çevresi: İSTANBUL Tutanak Metni:     HÜDA KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın arkadaşlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.     Değerli arkadaşlar konumuz tarımla ilgili ama gündem o kadar sıcak ki... Ve bir AKP klasiğiyle daha karşı karşıyayız. Dolar, altın pik yapmış, piyasalar dibe vurmuş, saraylarda ejder meyveleri yenirken evine ekmek götüremeyenlere keyif çayı atılan bir gündemde, gündemi saptırma noktasında çok başarılı bir AKP klasiğiyle daha karşı karşıyayız.     Savaş politikaları, nefret politikaları, saldırılar... AKP iktidarında her gün yeni bir hedef ortaya konuyor. Yeter ki içerideki çökmüşlük, çürümüşlük, batmışlık, iflaslık durumları halkın gündeminden saptırılsın. Şimdi de bir Fransa, bir Macron ve bir de inançların saygınlığına sahip çıkmak, İslama sahip çıkmak iddiasıyla gündemler doldur...
  “BU İNAT NİYE?” ADANA- CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer, pandemiyle mücadele kapsamında daha önce de gündeme getirdikleri ‘kapalı köy okullarının açılması’ önerisini yeniden gündeme taşıyarak “Bir Cumhuriyet projesi olan köy okullarının açılmamasındaki ısrarın nedenini anlayamıyoruz. Bu inat niye?” diye sordu. Sümer, yaptığı yazılı açıklamada Milli Eğitim Bakanlığı’nın aylardır üzerinde çalışmasına karşın eğitim sistemini pandemi koşullarına hazır edemediğini belirtti. Ana sınıfı ve ilkokul 1. sınıflara haftada iki gün okulda, 3 gün evde online; ilkokul 2.3.4. sınıflar ile ortaokul ve liselerde EBA üzerinden online uzaktan eğitim verilmeye başlandığını hatırlatan Sümer, “EBA sistemi milyonlarca öğrenciyi ve öğretmeni kaldıramadı ve çöktü. Çökmese bile ciddi sayıda öğrencide bilgisayar ve internet halen yok” dedi. “EBA SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL” Sümer, yeterli altyapı çalışması yapılmadığı için EBA sisteminin sürdürülebilir olmadığını belirterek “Örneğin bir evde 2 öğrenci var. Bu ev...